Ramazan Karakale Kimdir ?

Ege Üniversitesi Fen Fakültesi – İzmir Yüksek Öğretmen Okulu – KimyaFizik Bölümü mezunuyum.

Şu anda da kimya öğretmenliği ve yazarlıyapıyorum.  Bu mesleği isteyerek ve severek yapıyorum.

Hani denir ya bir kez daha dünyaya gelirsem -eğer seçme olanağım varsayine kimya öğretimini seçeceğim.

Daha Fazlası

 

 

facebook

Adınız
E-mail adresiniz
Konu
Mesaj
Güvenlik Kodu
Buradasınız: Anasayfa Makaleler UNESCO’nun Bizim İçin Seçtikleri: Dünyanın Harikaları

UNESCO’nun Bizim İçin Seçtikleri: Dünyanın Harikaları

altİkinci Dünya Savaşı (1939-1945), politik olarak iki kutuplu bir dünya doğurdu; ama halkların ve devletlerin biraraya gelmelerinin zorunlu olduğunu da gösterdi. Bu konu, bilim adamlarının ve özellikle 20. yüzyılın en ünlü ve büyük bilim adamı Albert Einstein’ın (1879-1955, Fizik Nobel 1921) da vurgu yaptığı bir noktaydı. Hatta Einstein, atom silahlarının denetimi için bir uluslarası hükümet kurulması önerisini getirmişti. Bugün onun ne denli haklı ve uzak görüşlü olduğunu bir kere daha görüyoruz. Çünkü sorunlar, büyük ölçüde uluslarası bir nitelik aldı. İnsan haklarını açıkça çiğneyen ulusal devletlere müdahale edilmesi gerektiğini düşünüyor; ama bunun nasıl yapılması gerektiği konusunda araç bulamıyoruz.

 

Bilimin uluslarası örgütlenmesinde çok çalışan beş büyük öncü bilim insanı.

alt alt

Soldan sağa: Albert Einstein, Joliot ve Irène Curie, John Desmond Bernal ve Niels Bohr

İkinci Dünya Savaşının ardından kurulan Birleşmiş Milletler, bu konuda çok büyük bir adım. Fakat, Birleşmiş Milletler, uluslara yaptırım gücüne yani silahlı kuvvetlere sahip olma bakımından hâlâ yetkisiz. Ufukta görünen çözüm, NATO’nun askeri güç olarak Birleşmiş Milletlerin emrine verilmesidir. Birleşmiş Milletler’e bağlı UNESCO adlı kuruluş, eğitim, bilim ve kültür alanında neler yapılabileceğini başarıyla kanıtlamıştır. Benzer şekilde Birleşmiş Milletlerin emrinde bir askeri organizasyon bulunmasının zorunlu olduğunu düşünüyorum . İki kutuplu dünyada, soğuk savaş döneminde bunu gerçekleştirmek, pek çok psiolojik ve ideolojik engelle karşılaştı; ama şimdi Birleşmiş Milletlerin yeni bir güce kavuşturulmasının zamanı geldi. Böyle bir çözüm, dünyadaki barbarlıkları ve güç gösterilerini azaltacak, savaşlarda yitip giden hayatların bir kısmını kurtaracaktır.

UNESCO Nedir?

UNESCO (United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization) Birleşmiş Milletler’in Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu demek .

Ne Zaman Kuruldu?

Birleşmiş Milletlerin özel bir kurumu olarak İkinci Dünya Savaşı’ndan (1939-1945)  sonra 1946’da kuruldu. İlk adımda  16 Kasım 1945’te   Londra’da 44 ülkenin katılımıyla kurulması kabul edilmiştir. Türkiye, 1946’da kuruma üye olmuştur. Şu anda 196 üyesi vardır (Son olarak Kasım 2011’de Filistin katılmıştır). UNESCO Bütçesi, üye devletlerin iki yılda bir ödedikleri üye aidatları ile sağlanır. Burada Dünya Listesindeki seçkiler ele alınacaktır. UNESCO’nun Türkiye’den seçtiği kültür mirasları ayrıca incelenecektir.

Dünya Listesindekiler: Neleri Seçti?

Önce dünya çapındaki seçimleri görelim. Sonra Türkiye’den seçtiklerini...

1.  İsa Heykeli-Brezilya (Rio de Jeneiro)

alt  alt

Rio de Janeiro (İngilizce ‘River of January’, Ocak Irmağı), Brezilya’nın 26 eyaletinden birinin başkentidir. İkinci büyük kentidir.  “Kurtarıcı” İsa heykeli, Rio de Janeiro’nın Corcovado Dağı (750 metre) üzerinde yükselen kaide de dahil olmak üzere uzun boylu 38 metre (125 feet). 1145 ton ağırlığındaki heykel kaidesinde yeterince büyük bir şapel bulunmaktadır.

İsa heykeli, Heitor da Silva Costa tarafından tasarlanmış ve Fransız heykeltıraş Paul Landowski tarafından oyulmuştur. Açılmış kolların uzunluğu 30 metre kadardır. Aslında çirkin telefon direklerini örtmek için sipariş verilmiş; ama bugün yılda 1 milyon turistin ziyaret ettiği bir anıt durumuna gelmiştir. Heykelin yapımı beş yıl sürdü ve 12 Ekim 1931 tarihinde açıldı. Heykele teleferikle, otobüsle ya da taksiyle ulaşabilirsiniz.Bu dağda İsa heykelini yakından görmenin dışında mükemmel bir Rio manzarası ile karşılaşacaksınız. Bir yanda upuzun kumsalları, bir yanda binaları ve bir yanda ise rengarenk cıvıl cıvıl bir Rio De Janeiro sizi bekliyor.

 

2. Colosseum-İtalya Roma

alt  alt

Roma uygarlığının, mühendislik ve mimarlıktaki ustalığının bin yıllara meydan okuyan baş yapıtlarından biridir Colosseum. Roma’nın merkezinde bulunan eliptik amfitiyatrodur, arenadır. Flaviano imparatorları Vespasian tarafından 72’de yapımına başlandı ve Titus MS 80 yılında tamamlandı. Colosseum'a bazen  Amphitheatrum Flavium (Flavian Amfi Tiyatro) da denir. 55 000 seyirci kapasitelidir. Eliptik yapı 188 m ve 156 metre, boy ise 48 metreden fazladır.Roma imparatorları burada halkı eğlendirmek için ve biraz da kendilerini eğlendirmek için gladyatör dövüşleri, halk gösterileri, deniz savaşı gösterileri, hayvan avcılığı, infazlar, ünlü savaşların yeniden canlandırılması, dramalar düzenlerdi.

Sonradan barınma yerleri, iş dükkanları, dini kışlalar, istihdam, taşocağı ve Hıristiyan türbesi olarak kullanılmıştır.

alt  alt

Colosseum depremlerden, taşlarının çalınmasından dolayı kötüleşti, ancak büyük restorasyon çalışmalarıyla yapısı korunmaya çalışılıyor. Colosseum, Roma Katolik Kilisesiyle de yakın bir ilişkiye sahiptir ve Paskalya öncesi Cuma günü Papa, amfitiyatroda fener alayı düzenler.

2007’de Dünyanın Yedi Harikası arasına alınmıştır.Antik amfitiyatro, UNESCO Dünya Mirası Merkezi Roma'da bir parçası ve Roma'nın en popüler turistik yerini 2007 yılında, Colosseum biri seçildi.

 

3. Çin Seddi

alt  alt

Soldaki fotograf, 1907 tarihlidir. Bazı duvarların yapımına 7. yüzyılda başlandığı bilinmektedir. Duvarın asıl güçlendirilmesi ve ünlenmesi Çin’in ilk imparatoru olan Shi Huang zamanında 220-206 arasında oldu. Bu imparator, daha önceki krallıkların yaptırdığı duvarları birleştirdi ve uzattı.

Yıkılmış kısımlarıyla birlikte Çin Seddi’nin uzunluğu  8.800 km kadardır.

Bugün ayakta duran kısım Ming Hanedanı devrinden kalan 2.500 kilometrelik settir. Ancak asıl inşaat, M. Ö. 221 ile M. S. 608 yılları arasında yapılmıştır.

Seddin kalınlık ve yüksekliği yer yer değişir. Sanılanın aksine Çin seddinin tamamı tuğlalardan oluşmaz; taş, briket (tuğla), ağaç, sıkıştırılmış toprak kullanılmıştır.Bazı yerleri çok zayıf, kuvvetsiz maddelerden yapılmıştır ve bu duvarlar çok kısadır.

Genellikle duvarın yüksekliği 4-6 metredir; ama bazı yerlerde 9 metreyi bulur. Taban genişliği 7 metre ve üst kalınlığı ise 6 metre civarındadır. Kalın olan yerlerin üzerinde atlar ve arabalar gidebilmektedir. Kalın duvarlar boyunca siperlik ve okçu delikleri vardır. 200 metrede bir gözetleme kulesi veya kale ve 9 kilometrede bir fener kulesi bulunur. Duvar üzerinde yer yer saray ve tapınaklara da rastlanır. Bazı yerlerde setler, kademeli savunmaya olanak verecek şekilde birkaç sıra halinde yapılmıştır.

Çin Seddi, UNESCO Dünya Mirası listesine 2007 yılında girdi.

 

4. Machu Picchu-Peru 

alt  alt

100 yıl kadar önce Hiram Bingham tarafından keşedildi. Onbeşinci yüzyılda, iki dağ zirvesi arasında bir sırtta  İnka Machu Picchu küçük bir şehir inşa edilmiştir. Güzel ve uzak, ince ince kesilmiş beyaz granit bloklarla, binalar inşa edildi. Machu Picchu ulaşmak çok zor olduğundan, bu efsanevi İnka kenti neredeyse 1900'lere kadar kaşifler için kayıptı.

Machu Picchu tarihi tapınak, UNESCO Dünya Mirası. Machu Picchu, 2007 yılında, Dünyanın Yedi harikasından birisi seçildi.

 

5. Petra Antik Kenti -Ürdün

alt  alt

MÖ 400’lerda Nebatilere başkentlik yapmıştır. Peru’daki Machu Picchu ile kardeş şehirdir. Tiyatro,tapınak, ev gibi yapılar kireş taşına oyularak yapılmıştır. El-Khazna ve Roma döneminde yapılan anfitiyatro en çok bilinen yapılardır.

Petra, tarih öncesi çağlardan beri yerleşim çarpıcı güzellikte bir çöl kenti, Ürdün, Doğu ve Helenistik mimarinin kombine bir kayboldu uygarlığın ev sahipliği yapmıştır. Petra Kızıldeniz ve Ölü Deniz arasında yerini Arap tütsü, Çin ipek ve Hint baharat ticareti için önemli bir ticaret merkezi yaptı. Petra kayaya oyulmuş bir şehir, aynı zamanda kurak bir bölgeye su sağlamak için sofistike bir sistem vardı.

Petra, Ürdün, Batı dünyasında 19. yüzyılın başlarına kadar 14. yüzyıl hakkında kaybetti. Bugün, Petra, dünyanın en büyük ve en önemli arkeolojik alanlarından biridir. Petra, Ürdün, UNESCO Dünya Mirası Merkezi. 2007 yılında, Petra, Ürdün biri seçildi

 

6. Taj Mahal-Hindistan 

alt  alt

alt       

Agra şehrinde bulunan bir anıt mezardır. Yaklaşık 20.000 işçi parlak beyaz Taj Mahal inşası için yirmi yıl çalıştı. Babür İmparatorluğu’nun (Moğol,Timuroğulları hanedanının) 6. Hükümdarı olan Cihan Şah’ın eşi Arcümand Banu’nun (Mümtaz Banu Begüm) doğum sırasında ölümü (1631) üzerine yapılmıştır. Söylentiye göre ölmeden önce eşi, ondan görülmemiş bir anıt mezar istedi.Yapının mimarları, Mimar Sinan'ın öğrencilerinden Mehmet İsa Efendi ile yapıdakı yazıları yazan Hattat Serdar Efendi, eserin yapımı için Şah Cihan tarafından İstanbul'dan getirilmişlerdi. Yapımına  1632'de başlanan eser, 20 yıl sonra 1652'de tamamlanmıştır. Eser, tamamen mermerden yapılmıştır. Daha sonra hükümdarın bu bölgede hapsedildiği ve Taj Mahal’i küçük bir pencereden gördüğü söylenmektedir. Malzemeler fillerle taşınmıştır. Yumna Nehri kıyısındaki bu mermer mezar, içten bir aşkın donmuş bir güzelliği olarak günümüze gelmiş ve yüzyıllarca da kalacağa benzemektedir.

Hindistan’da herkes onunla gurur duyar. Zerafet, güç ve orantı biraraya gelmiştir.

Taj Mahal, 1983’ten beri UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alıyor. Her yıl üç milyondan fazla insan tarafından ziyaret edilmektedir.

 

7. Neuschwanstein Şatosu-Bavyera Almanya

alt  alt

Schwangau, bir kale olarak adlandırılmasına rağmen, bu bina, Almanya bir ortaçağ kalesi değildir; saray ya da şatodur. Neuschwanstein Şatosu, beyaz taret kulelidir. Bavyera Ludwig II için inşa edilmiş bir 19. yüzyıl sarayı. Ludwig II, bu romantik bir ev tamamlanmadan önce vefat etti. Sonunda zarif bir bina, yeni kuğu taş anlamına gelen bu zarif bina tamamlandı.

2007 yılında, Neuschwanstein Şatosu ,UNESCO’nun seçtikleri arasına girdi.

 

8. Akropolis –Atina, Yunanistan

alt  alt

Akropolis, Yunanca şehir (kent) anlamına gelir . Atina, antik çağlarda da önemli bir ticaret ve kültür merkezi idi; adı koruyucusu olan Savaş Tanrıçası Athena'dan gelir. Yunanistan'da birçok akropolis vardır, ancak Atina Akropolis, Atina ya da Citadel, en ünlü olanıdır. Atina'da Acopolis Kutsal Rock olarak bilinen şeyin üstüne inşa edilmiştir. 

Atina Akropolis çok önemli arkeolojik alanlar ev sahipliği yapmaktadır. Bunlardan en ünlüsü, Parthenon, Yunan tanrıçası Athena'ya adanmış bir tapınak. Persler Atina'yı işgal ettiği zaman, orijinal Akropolis  M.Ö. 480 yılında yıkıldı. Parthenon da dahil olmak üzere birçok tapınak, Perikles zamanında  (M.Ö. 460-430) yeniden inşa edildi.

Phidias adlı büyük bir Atinalı heykeltıraş, Ictinus ve Callicrates adlarındaki iki ünlü mimar, Akropolis'in yeniden inşasında önemli roller oynadı. Yeni Parthenon inşaatı MÖ 447 yılında başlamış MÖ 438 yılında tamamlanmıştır.

 

9. Alhambra Sarayı-Granada, İspanya

alt  alt

Alhambra,  İspanya güney kenarında Granada kentinin en yüksek  terası üzerine tünemiş, çarpıcı freskleri ve iç detayları ile eski bir saray ve kale kompleksi. Elhamra Sarayı, İspanya'daki Nasrid Hanedanının (Gırnata Emirliği, Beni Ahmer Devleti) temislicileri tarafından yapılmış, 1232'de temelleri atılmıştır. Saray, sülalenin daha sonra gelen yetiklileri tarafından genişletilmiştir. Sarayın yapımında hiçbir şey rastalantıya bırakılmamış ,çevreyle uyum ve ayrıntalar dikkatle seçilmiştir.Girift bir yapıya sahip olan Elhamra Sarayı, birbiriyle bağlantılı sayısız odalar ve salonlar, bu mekânların arasında yer alan avlular, ferahlatıcı yeşil alanlar, fıskiyeli havuzlar, akar çeşmeler ve bahçelerden ibarettir. Ama tüm bu mekânlar belli bir ahenk içinde dizilmiş, rahatsız edici olmayan geçişlerle birbirine bağlanmış bir düzene sahiptir. Elhamra Sarayı, 2007 yılında UNESCO Dünya mirası listesine seçildi.

 

10. Angkor Wat, Kamboçya

alt alt

Angkor Wat, Kamboçya, dünyanın en büyük kutsal tapınak kompleksi. Güzel ve süslü tapınak, Siem Reap, Kamboçya köyünden yaklaşık 40 mil (64 km) uzaktadır. Basit tuğla kuleler karmaşık taş yapılar arasında değişen, tapınaklar, 8. ve 13. yüzyıllar arasında inşa edildi.

Angkor en ünlü tapınağı, 1113- 1150 yılları arasında Suryavarman II tarafından inşa edilmiş dev bir piramit tapınak.

 

11. Paskalya Adası Heykelleri: 974 Heykel

alt  alt

Moai (Heykeller). Paskalya Adası, Rapa Nui(“Büyük Rapa”) veya Isla de Pascua olarak da bilinen Easter Island, Pasifik Okyanusunun güney kısmında bulunan bir Polenezya adasıdır. Şili’den yaklaşık 2,000 mil (3,200 km) ait izole bir ada. Polinezyalılar, Paskalya Adasına gitti ve MS 1000 ve 1500 arasında gelişen bir topluluk oluşturdu. Bu süre zarfında, gözenekli kaya volkanik kayalardan  oyma, 887  heykel ya da Moai  bulunmuştur.

Paskalya Adası’ndaki  Moai’ler 33 feet (10 metre) kadar uzun boylu ve birkaç ton ağırlığındaki heykellerdir. Onlar, kafaları kesilmiş muzzam gövdelere benzerler. Bazı yüzler, mercan gözleri ile dekore edilmiştir. Arkeologlar, Moai bir tanrı, bir mitolojik yaratık, ya da bir saygı atası temsil ettiğini düşünmektedirler.

(www. atominsan.net)RK

Ramazan Karakale

Diğer Makaleler

Facebook

ZİYARETÇİ SAYACI

BugünBugün151
DünDün259
Bu HaftaBu Hafta410
Bu AyBu Ay5039
ToplamToplam107491